6 Temmuz 2017 Perşembe

Kitaptan Filme: Tony and Susan

2016 yapımı Nocturnal Animals uyarlamasıyla Türk okurun dikkatini çeken Tony and Susan, ilk olarak 1993 yılında Amerika'da yayınlandı. Romancı, edebiyat eleştirmeni ve Cincinnati Üniversitesi'nde profesör olan Austin Wright (1922-2003) altyapısı sağlam, ancak tanınmamış bir yazar. Yaşadığı süre boyunca ne yazık ki büyük bir üne kavuşamadı ve Tony and Susan o öldükten sonra tanınırlık kazandı. Her ne kadar edebiyatçılar, sinemanın erken dönemlerinden bu yana uyarlamaları kendi eserlerinden küçük görüp önyargıyla yaklaşsalar da, sinemanın bir esere tanınırlık açısından getirisini görmezden gelmek doğru olmaz. Evet, bazı edebiyatçıların tanınmak için sinemanın desteğine ihtiyacı yok, ama Austin Wright gibi donanımlı, ancak çok fazla tanıtımı yapılmamış yazarlar bakımından sinema büyük bir reklam aracı.

Kitap, daha önce de denenmiş ancak son derece zor olan bir misyon üstlenerek hikaye içinde hikaye anlatır. Yazar, bir psikolojik romanın içine, bir aksiyon hikayesi yerleştirerek ortaya hem derinlikli, hem de sürükleyici bir iş çıkarmıştır.


Kısaca
Susan, bir gün eski kocasından bir kurye alır. Zamanında kitap yazmaya çalışan ancak bir türlü üretip para kazanamayan, buna takıntılı derecede emek harcayan Edward, aradan 25 yıl geçince nihayet kitabını tamamlar ve okuyup değerlendirmesi için bir kopyasını Susan'a gönderir. Birkaç gün sonra Susan'ın şehrine geleceğini, geldiğinde onunla görüşmek istediğini, okuyup ona yorumlar yaparsa çok hoşnut olacağını yazar. Susan yıllar sonra Edward'dan haber almanın ve nihayet kitabını tamamlamış olduğunu görmenin şaşkınlığıyla kitabı birkaç günde okuyacaktır. Bu arada biz okurlar, bir yandan Nocturnal Animals isimli bu kitabı okurken, arada da Susan'ın kafasının içindekileri, Edward'la olan geçmişini, vs. öğreniriz. 

Bakış açısı 
Austin Wright, Susan'ı üçüncü tekil şahıs kullanarak anlatır, tanrısal anlatıcı (omniscient narrator) tekniğini kullanır. Geçmiş zaman ve şimdiki zaman arasında zikzak yaparak eski evliliğini, yeni evliliğini aktarır, karakterini derinleştirir, okura kapsamlı bir profil sunar. Susan'ın duygusal dünyasında aşama aşama derine ineriz. Edward da kitabını (Nocturnal Animals) aynı anlatıcı tekniğiyle yazar. Ana karakter Tony'yi Edward'ın gözünden tanırız. Edward kendisini yazar kimliğiyle tamamen gizleyerek Susan ile yazdığı kitap üzerinden iletişime geçer. Haliyle Susan, Edward'ın kendisine bu kitapla bir mesaj iletmeye çalıştığını sezmiştir, gelebilecek kötü bir mesaj onu belli belirsiz huzursuz etmiştir, fakat merakına yenik düşerek kitabı okumaya koyulur. Bu arada bazı bölümlerde kitabı elinden bırakıp Edward'ı düşünmeye başlar, geçmişlerini muhakeme eder, kafası biraz karışmaya başlamıştır. 


Edward ve Tony
Nocturnal Animals romanının ana karakteri Tony, kurallara uyan, medeni, modern, kültürlü ve zarif bir matematik profesörüdür ve son derece sakin (hatta etkisiz) bir yaşam sürmektedir. Bir gece otobanda yollarını kesen 3 serseri gözünün önünde karısını ve kızını kaçırarak onları vahşice katleder. Burada tamamen etkisiz ve korkak bir tavır sergileyen Tony, Susan'a içten içe Edward'ı hatırlatır. Yazma tutkusuyla para kazanmak için hiçbir şey yapmayan, son derece duygusal ve kırılgan Edward, Susan'ın ayakları yere sağlam basan ve hırslı yapısına aykırıdır. Edward'ın hayallerinin peşinden koşma arzusu, Susan'ı evliliklerinin başında ondan uzaklaştırmıştır. Daha güçlü bir duruşu olan, komşuları Arnold'la ilişkiye başlar ve Edward'ı terk eder. 

Edward, ego ve intikam
Nocturnal Animals'ın 2. bölümünde Tony, her şeyini kaybetmiş, daha hırslanmış bir halde tasvir edilir. Bu, Edward'ın Susan'dan sonraki halini yansıtır. Edward kendisine inanmayan, kitaplarını beğenmeyen ve kendisini başka birisi için terk eden Susan'dan sonra terk edilmiş, etkisiz bir hisse kapılmıştır. Görünen o ki, Nocturnal Animals'ı içinde biriktirdiği kinden beslenerek, bir gün Susan'ın canını yakma arzusuyla yazar. Tony'nin dönüşümünü ve hazin sonunu Susan'a okutarak bir taşla iki kuş vurmayı planlamıştır: 1) Susan'ın terk ettiği Edward'ın geçirdiği uzun süreç sonunda gayet başarılı bir romancıya dönüştüğünü ispatlar. Böylece Susan'ı, kendisine inanmadığı için pişman etmek ister. Kitabıyla Susan'ın gözünde devleşme, kahraman olma arzusundadır. Susan ile zedelenen egosunu tamir etmeye çalışmaktadır. 2) Kitabın sonunda öldürdüğü Tony ile Susan'a büyük bir darbe indirmek ister. Yıllar önce terk ettiği adamın şu anda güçlü olduğunu, ama artık onu tamamen kaybettiğini bu hazin sonla Susan'a hissettirir. Söz verdiği buluşmaya da gelmeyerek, Susan'a bu kaybetme hissini daha derinden yaşatır. Dolayısıyla Edward, yıllar sonra Susan'dan intikamını almıştır. 

Not: Burada tabi Edward'ın hala o eski kırılgan, duygusal ve zayıf Edward olduğunu görmek zor değil. 25 yıldır kendisini aldatan kadına kızgınlık duygusunu, zedelenen egosunu tamir etmek için gecelerce kafa patlattığını, sürekli kafasında Susan ile ilgili hayaller kurduğunu biraz düşündüğünüzde fark ediyorsunuz. Bu bakımdan Edward'ın intikamı mı, yoksa Edward'ın zaafı mı demek daha doğru olur, bilinmez. 


Kitap ve Film 
Tom Ford, kitabın hikaye içinde hikaye anlatımını sinemaya çok başarılı bir şekilde yansıtır. Örneğin, Tony karakterinin aslında Edward'ı temsil ettiğini kitapta sonraları hissedersiniz, ama filmde her iki karakter de aynı oyuncuyu (Jake Gyllenhaal) oynatarak izleyiciye en baştan neyin ne olduğunu açıklarlar. Aynı şekilde Tony'nin karısı ve kızı ile Susan kızıl düz saçlı kadınlar olarak tasvir edilir ve Nocturnal Animals'ın aslında Susan düşünülerek yazılmış olduğunu baştan fark edersiniz. 

Kitapta öğretmen olan Susan'ı filmde yapay bir görünüme sahip, soğuk, içi boş bir karakter olarak gösterirler. Kitapta birkaç çocukları olmasına rağmen filmde yaşadıkları bu sentetik dünyaya çocuk figürü, anaçlık gibi detaylar hiç eklenmemiştir. Hatta Susan, filmde Edward'dan onun haberi olmadan çocuk aldırır. Susan karakterinin gaddarlık düzeyi iyiden iyiye yükseltilmiştir. Susan, bir sanatçıyı canlandırır ve moda sektörünün sahte ortamına aşina biri olarak tasvir edilir. Tom Ford burada kendi sektörüne gönderme yapmıştır. Hayalperest Edward'ın karşısında Susan'ı daha hırslı, daha açgözlü biri olarak tasvir ederek Susan'ın film sonundaki hüsranını iki katına çıkarır. 

Kocası, kitaptakinden farklı olarak bir iş adamıdır. Filmde ona çok fazla boy göstermese de Susan'la o kadar ilgilenmediğini, kariyerine odaklandığını ve Susan'ı biriyle aldattığını öğreniriz. Zaten romandaki temel rolü de aynıdır.

Kitapta bir müzede sergilenen "REVENGE" (intikam) tablosuyla, bunun aslında bir intikam hikayesi olduğu da okura hissettirilir. 

Oyuncular
Amy Adams'ın canlandırdığı karakter, Arrival filminde canlandırdığı karakteri andırır. Kızıl saçlarını yanına atıp duygusal müzik eşliğinde acıklı bir şekilde karşıya bakma olayını iki filmde de bolca izleriz. Keşke Amy Adams'a böyle donuk roller oynatılmasadır.

Tony'yi Jake Gyllenhaal'ın canlandırması biraz şaşırtıcıdır. Etkisiz bir adamı karizmatik bir adamın canlandırması ilginç bir deneyim. Eh, fena olmamış. Gittikçe tükenen bir görünüm sergilemeyi başarmış.

Susan'ın ikinci kocasını canlandıran Armie Hammer, bildiğiniz gibi The Man From U.N.C.L.E. filminde yükselen bir oyuncu. Bu filmde yüzünü keşke biraz daha fazla görseydik dedik. 

Değerlendirme
Kitap, size ipuçları vererek karakterlerin psikolojik haritasını çıkarmanıza yardımcı olan, sürükleyici bir psikolojik roman. Bir tür puzzle gibi ilerler. Keyifli ve derinlikli bir okuma sürecinin sizi beklediğini söyleyelim. Film de kitapta kafanıza yatmayan şeyleri tamamlar açıkçası, Edward'ın sebeplerini daha iyi anlamanıza yardımcı olur. Kitabın uzun tasvirlerle aktardığı ipuçlarını film görsellerle verir. Hem hikayenin aslını iyi yansıtıp hem de sinemanın iletişim olanaklarından faydalanır. İyi bir uyarlamadır.

İyi okumalar, iyi seyirler.

Hiç yorum yok: