6 Ekim 2017 Cuma

Kitaptan Filme: Metropolis

Fritz Lang yönetmenliğinde çekilen 1927 yapımı Metropolis, Alman Dışavurumculuk akımının en iddialı yapımlarından biri olmanın yanı sıra, birçok modern bilim kurgu filmine ilham veren, dünyada çekilen ilk büyük bütçeli ve iddialı bilim kurgu filmi olma özelliğini taşır. Örneğin Makine Adam, Star Wars'taki C-3PO'ya; uçan mekikler, yüksek binalar Blade Runner başta olmak üzere birçok bilim kurgu filmine ilham olur. 

Savaş döneminden geçen Almanya, iddialı filmler çekerek Hollywood'un tekeline aldığı sinema sektöründe sesini duyurma çabasındayken, korku türünün atası niteliğinde, kendine özgü karanlık dışavurumcu bir dil geliştirir. Genellikle çarpık perspektiflerin, korkutucu makyajların, amatörce yapılmış dekorların kullanıldığı bu türe ait filmler daha çok düşük bütçeyle yapılmış bir görünüme sahiptir. Metropolis de Almanya'nın iddialı filmler yapma sürecinden doğduğu için ve karamsar, distopik bir atmosfere sahip olduğu için Alman Dışavurumcu sinema türüne dahil edilir ama türün diğer filmleriyle karşılaştırıldığında çok daha farklı özellikleri vardır, çağının ötesindedir. Metropolis 5.1 milyonluk dev bir bütçeyle çekilir. UFA bunun altından kalkabilmek için Paramount'la iş birliği yapar ve uluslar arası gösterime sunmak üzere çekimlere başlarlar. 

2 Ekim 2017 Pazartesi

Kitaptan Filme: La Piel Que Habito / Mygale

Thierry Jonquet'nin Mygale (Tarantula) romanı ilk olarak 1984'te Fransa'da yayınlanır. Yaşar Avunç'un Türkçe çevirisiyle Kırmızı Kedi'den 2012 yılında "Tarantula İçinde Yaşadığım Deri" adıyla çıkar. Kitap kapağında Antonio Banderas, Elena Anaya'nın yüzünü görürüz. Ne yazık ki böyle kapaklar, altında Kırmızı Kedi etiketi olsa bile kitabı otomatik olarak bayağılaştırıyor, markette ne alırsan 3 tl sepetinde satılan uyduruk aşk hikayelerinden biri izlenimi veriyor ilk bakışta.

2011 yılında La Piel Que Habito (İçinde Yaşadığım Deri) adıyla sinemaya uyarlanır. Senaryonun üzerinde neredeyse on yıl çalışan Almodóvar, başlarda kitabı aslına sadık biçimde uyarlama çabasındayken, nihayetinde ortaya daha serbest bir iş çıkar. Birçok metinler arası göndermeyle, hikayeyi derinleştirir. Bu yazıda hem Jonquet'nin kariyerine ve kitaptaki anlatım tekniğine, hem filmdeki Louise Bourgeois atıflarına değineceğiz. Ayrıca kitap ve film arasındaki farkları da yazının sonunda inceleyeceğiz.

Yazıda karışıklık olmaması için; kitaptaki karakterlerin filmdeki isimleri şöyledir: Richard Lafargue (Robert), Eve (Vera Cruz), Vincent (Vicente).

21 Eylül 2017 Perşembe

Kitaptan Çizgi Romana: L'Ecume des Jours

Boris Vian'ın 1946 yılında yayınlanan sürrealist dramatik aşk romanı L'Ecume des jours (Günlerin Köpüğü) hatırlayacağınız gibi 2013 yılında Michael Gondry yönetmenliğinde sinemaya uyarlanmıştı. Audrey Tautou etmeni sayesinde, romanın bugüne kadar en çok konuşulan uyarlamasıydı bu film. Beklenti çok büyük olduğu için ne yazık ki fazla tatmin etmemişti. Özellikle Chloé ve aşçı Nicolas karakterleri kitap okurunu memnun edememişti. Romanın yakın zamanda çıkan popüler bir çizgi roman uyarlaması da var. Kitabın hissini görsele dökme konusunda filmden bin kat daha başarılı bir çizgi roman üstelik. Jean David Morvan ve Frédérique Voulyzé'nin uyarlamasıyla ve Marion Mousse'un çizimleriyle 2012 yılında yayınlanan bu uyarlama Türk okuruna da E Yayınları tarafından 2014 yılında, ne yazık ki aynı sene vefat eden Elif Ertan çevirisiyle sunuldu. Zaten E Yayınlarından çıkan romanın çevirisi de kendisine aitti. 

19 Eylül 2017 Salı

Kitaptan Filme: From Morn to Midnight

Georg Kaiser'ın 1912 yılında yazdığı, 7 perdeden oluşan From Morning to Midnight oyunundan uyarlanan, Alman Dışavurumculuğunun en ikonik örneklerinden biridir. 1920 yapımı filmi, aynı zamanda tiyatro oyununu da yöneten, aslında bir tiyatro yönetmeni olan Karl-Heinz Martin yönetir. The Cabinet of Dr. Caligari'den sonra, çarpık perspektifleri ve derme çatma dışavurumcu dekoruyla türün en çok dikkat çeken yapımlarından biridir. Tiyatro sahnelerine benzeyen, tamamen el yapımı setler ve ışık ve konturlarla vurgulanmış rahatsızlık hissi uyandıracak kadar abartılı kostüm ve makyajlar söz konusudur. 

Oyunun özeti
Kredi çekmek isteyen, kürkler içindeki İtalyan bir kadın, Kasiyerin çalıştığı bankaya girer. Kadının bir dolandırıcı olduğunu düşünen banka müdürü, tavsiye mektubu olmadığını bahane ederek kredi vermeyi reddeder. Kadın telegram çekerek bankasından tavsiye mektubu istemiştir, kaldığı otelin adresini bırakarak mektup geldiğinde kendisine bildirmelerini ister. Bu krediyi, bir şarap satıcısından oldukça değerli bir tabloyu düşük fiyata bağlamış olan koleksiyoner oğlu için çekmek isteyen kadın, işleri hızlandırmak için bankaya geri döner ve kasiyerle tekrar konuşur.

16 Eylül 2017 Cumartesi

16. Filmekimi'nde Kitaplardan Uyarlanan Filmler!


Filmekimi'ne sayılı günler kala, romandan uyarlanan ve edebi göndermeler içeren filmleri derledik. Edebiyata meraklı sinemaseverler film seçimlerini yapmadan önce bu yazıyı mutlaka okumalılar.

15 Eylül 2017 Cuma

Kitap: Gökdelen - Tahsin Yücel


Tahsin Yücel'in Kumru ile Kumru'dan bir sene sonra, 2006 yılında yayınlanan yedinci romanıdır. Hikaye, kitabın protagonisti olan Can Tezcan isimli başarılı avukatın gördüğü bir rüyayla başlar. Rüyasında tarihi bir türlü bilemez. Aklına o kadar takılmıştır ki, uyanır uyanmaz karısı Gül Tezcan'a tarihi sorar.

Bulmacayı andıran bu giriş, kitabın gelecek zamanda, 2073 yılında geçtiğinin müjdesini vermek için formüle edilmiştir. Bundan sonra okuru merak uyandıran bir gelecek tasvirinin heyecanı sarar. Zaman zaman tatmin eden, zaman zaman da hayal kırıklığına uğratan distopik bir anlatım söz konusudur.
- Mekikle mi gideceksin, arabayla mı?
- Arabayla. Neden, bilmem, şu son günlerde mekik biraz ürkütüyor beni.

7 Eylül 2017 Perşembe

Kitaptan Filme: Sunrise A Song of Two Humans / Reise nach Tilsit

1857-1928 yılları arasında yaşayan Alman yazar Hermann Sudermann'ın adını daha önce duymuş muydunuz? Hafizanızı biraz zorlarsanız, Sunrise: A Song of Two Humans filminden hatırlayacaksınız. Dönemin en popüler filmlerinden biri olan, sinema tarihinin en iyi filmleri listelerinde kendisine yer edinen, Alman Dışavurumcu sinemanın özelliklerine sahip bu sessiz filmin dışında da, Sudermann'ın uyarlama dünyası açısından önemli bir figür olduğunu biliyor muydunuz? 1910'lu yıllardan bu yana, çeşitli ülkelerden yönetmenler Sudermann'ın eserlerini sinemaya, kısa filmlere, TV filmlerine, dizilere ve TV gösterilerine uyarlıyorlar. Başlıca işlere göz atmak isteyenler için, IMDB'den 7.0 üzeri puan alan uyarlamaları şöyle sıralayalım: Reise nach Tilsit (1969), Armchair Theatre, Sunrise (1927), Hochzeit auf Bärenhof, Flesh and the Devil, Wonder of Woman, Jons und Erdme, The Trip to Tilsit (1939).

2 Eylül 2017 Cumartesi

Kitaptan Filme: The Dark Tower

Stephen King’in 1982-2012 yılları arasında yazdığı 8 kitaptan oluşan seridir. Serideki kitaplar sırasıyla şöyledir : The Gunslinger (1982), The Drawing of the Three (1987), The Waste Lands (1991), Wizard and Glass (1997), The Little Sisters of Eluria (1998), Wolves of the Calla (2003), Song of Susannah (2004), The Dark Tower (2004), The Wind Through the Keyhole (2012). Türkiye’de Altın Kitaplardan Gönül Suveren, Canan Kim ve Nejat Ebcioğlu çevirileriyle yayınlanır.

Edebi Göndermeler
The Dark Tower serisi, İngiliz yazar Robert Browning’in 1855’te yazdığı ve Men and Women kitabında yayınlanan « Childe Rolande to the Dark Town Came » şiirinden ilham alınarak yazılır. Şiirde geçen Cuthbert ismi kitapta da vardır örneğin. Bu şiir de ilhamını William Shakespeare’in King Lear oyununda geçen şu dizeden alır: « Child Rowland to the Dark Town Came ». Shakespeare bu dizeyi yazarken ilhamını « Child Rowland » masalından almıştır. Stephen King, tüm bu edebi referanslar arasında en çok Browning’in şiirini baz aldığını söylemesine rağmen, örneğin, Maerlyn karakteri ve Kral, masaldan esinlenilerek oluşturulur. Hepsinin ortak özelliği Roland/Rowland adında bir karakterin, hedefine ulaşmak için The Dark Tower’a ulaşma çabasıdır. Yolda atlattığı maceralar, geçirdiği mental değişimler anlatılır.


28 Ağustos 2017 Pazartesi

Kitaptan Filme: Julieta / Runaway

1931 doğumlu Kanadalı öykücü Alice Munro'nun 2004 yılında yayınlanan Runaway öykü kitabında yer alan üç öykü (Chance, Soon, Silence), 2016 yılında Pedro Almodóvar'ın çok ses getiren Julieta filmine uyarlanır. Film yıllardır görmediği kızının arkadaşıyla karşılaşıp kızı hakkında haber alan ve dağılan Julieta ile başlar. Daha sonra flashback'le Julieta'nın kızıyla ilgili gizem yavaş yavaş ortadan kalkar. Hikaye entrikalardan çok, karakterlerin psikolojileri etrafında döner, derinliklidir.

Film, Munro'nun Kanada'da geçen hikayesini İspanya'ya taşıdığı için karakterlerin ismi değişir: Juliet-Julieta, Antia-Penelope, Eric-Joan, Christina-Ava, Heather-Beatriz, Gary-Lorenzo, Ailo-Marian.

Almodóvar, Julieta'nın hayatındaki üç evreyi -Antia'dan önce, Antia ile birlikte, Antia'dan sonra- üç farklı oyuncuyla anlatarak Munro'nun 3 farklı öykü formülüne atıfta bulunur. Kadın öykülerini gizemli bir şekilde işleyerek izleyiciyi ters köşeye yatırmayı seven Almodóvar ile yine kadın öykülerini dingin, çarpıcı ve derinlikli bir şekilde işleyen Munro iş birliği eşsizdir. Julieta'yı Munro doğurup büyütür, Almodóvar ona küçük dokunuşlarda bulunup geliştirir. Julieta'yı anlamak için hem kitabı okumak hem de filmi izlemek kuşkusuz alacağınız hazzı iki katına çıkaracaktır.