21 Mart 2019 Perşembe

Dilbilim Meraklılarına Roland Breton'dan Dünya Dilleri Atlası

1931 doğumlu Fransız coğrafya profesörü Roland Breton'un ilk olarak 2003 yılında Atlas des langues du monde : une pluralité fragile adıyla Fransa'da daha sonra 2007 yılında Orçun Türkay çevirisiyle NTV Yayınları'ndan Türkiye'de yayınlanan dilbilim kitabı. Dilbilime coğrafi yaklaşım getirerek dillerin haritasını çıkaran Breton, dilbilime giriş yapmak isteyenlere, haritalarla ve grafiklerle basitleştirilmiş bir anlatıma sahip kapsamlı bir özet sunuyor. Dilleri dört açıdan ele alıyor. Birinci bölümde dillerin akrabalığı, ailelere olan dağılımı; ikinci bölümde dillerin devlet, nüfus ve birey ölçeğinde kullanımı; üçüncü bölümde başlıca anakaralarda dillerin dağılımı; dördüncü bölümde ulusal dillerin değer kazanması ve dilleri gelecekte bekleyen tehlikeler işleniyor.

20 Mart 2019 Çarşamba

Kitaptan Filme: The Night Eats The World

1975 doğumlu Fransız yazar Martin Page'in, Pit Agarmen takma adıyla yazdığı, 2012'de la nuit a devoré le monde ismiyle yayınlanan romanıdır. Kendini toplumdan dışlanmış hisseden, bir türlü kafa dengini bulup da kalabalıklara karışamadığı için hep dışarıda olan, bu izole hali nedeniyle toplumdaki diğer insanları düşmanları olarak gören sıradan ama üretken bir yazar, bir gün hayatında düzgün iletişim kurabildiği tek kişi olan Stella'nın evine gider. Partideki kalabalıktan sıkılıp kendini bodrumdaki kitaplığa kapatır ve orada uyuyakalır. Uyandığında evde kan gövdeyi götürmüştür ve dünyadaki herkes bir anda zombiye dönüşmeye başlamıştır. İçinde biraz metafor, biraz dünya barışı mesajı barındıran, söyleyecek bir çift sözü olan son derece akıcı bir romandır. Körlük romanının yolundan giden, daha az ustalıklı stiline ve daha hafif alt metnine rağmen yine de insanı durup düşündüren bir kurgudur. 2018 yapımı, Dominique Rocher yönetmenliğinde çekilen uyarlama film ise, kitabın bu alt metnini tamamen alıp yırtar, geriye kalan zombi sahnelerinden kendine durağan ve sıradan bir film inşa eder.

16 Mart 2019 Cumartesi

My Greatest Adventure #80-85 (Doom Patrol)

The Doom Patrol takımı, ilk kez My Greatest Adventure'ın Haziran 1963-Şubat 1964 arası çıkan 5 sayısında boy gösterir. Karakterlerin geçmişi, özel güçlerini elde edişleri, süper kahraman isimlerini nasıl aldıkları anlatılır. Diğer süper kahramanların aksine, özel güçlerini freak bulup bundan utanmakta ve kendi isimleri yerine süper kahraman isimleriyle anılmaktan rahatsız olmaktadırlar. Yavaş yavaş freak yanlarını birleştirince çok kuvvetli olduklarını fark eder ve onları tuhaf yapan özellikleriyle barışmaya, yeni kimliklerine alışmaya başlarlar. Bu arada karakterler arasında çeşitli aşk üçgenleri oluşur. Tek kadın karakter olan Rita etrafında çeşitli kıskançlık ve rekabetler kendini gösterir. Hikayenin en keyifli anları genelde bu rekabet anlarıdır. Müthiş kötü karakterler, düşmanlar tasarlanır. Her yeni düşmanla birlikte, karakterlerin güçlerinin limiti sınanır. Limitlerinin sonuna ulaştıklarında, ekip arkadaşları devreye girerek zorda kalan arkadaşlarını kurtarmaktadır. Chief ve freak'ler, Rıza Baba ve ekibi misali her sayıyı birbirlerine kenetlenerek sonlandırırlar. Kimi sayılarda dünya savaşına ve "düşman" Nazi'lere yapılan göndermeler, sayıların güzelliğine güzellik katar.

11 Mart 2019 Pazartesi

Hennoz - İlker Karakaş

1968 Bodrum doğumlu Türk öykücü. İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni 1998 yılında bitirir. Bodrumda avukatlık yapmaktadır. Hennoz yayınlanan ilk öykü kitabıdır. Daha sonra üç kitabı daha yayınlanır: Tahterevalli, Kasaba Avukatı, Çıkmaz Sokak. Hennoz, 2007 yılında diğer kitapları gibi Notos'tan çıkar, 96 sayfalık bir kitaptır. Kitap 13 tane öykü içerir. Kimi hikayelerde protagonistin ismi farklı olsa da (bazılarında Orhan, bir tanesinde Kenan, vs.) aslında aynı adamın hikayesi anlatılır. Karakterler, yazarın kendi yaşamıyla örtüşen niteliklere sahiptir. Kişisel deneyimlerden yola çıkarak yazmış gibi görünür. Hikayeler İzmir'de geçer. Kahramanımız Hukuk fakültesinde okumaktadır. Ya yeni başlamış, ailesinden para almakta ya artık 7 yıl uzatmış askerden kaçmaktadır.

10 Mart 2019 Pazar

Amok Koşucusu - Stefan Zweig

1881 doğumlu Avusturyalı romancı Stefan Zweig'ın 1922'de Amok. Novellen einer Leidenschaft ismiyle yayınlanan novellasıdır. Türkiye'de en çok Nafer Ermiş çevirisiyle Modern Klasikler Dizisi'nden çıkan Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları baskısı ve İlknur Özdemir çevirisiyle yayınlanan Can Yayınları baskısı bilinir. Modern Klasikler Dizisi'nde Amok Koşucusu tek başına yayınlanır; Can Yayınları ise Amok Koşucusu'nu toplam 7 öyküden oluşan derleme kitabına dahil eder. Öykülerin ortak özelliği "ölüm" temasıdır. Bu ortak tema, türlü "settinglerde" işlenir. Kısa öyküler olduğu için, alt metni çok derin olmayan, daha çok çarpıcı metinler söz konusudur. Hepsinin başka bir ortak teması, "zavallılıktır".