31 Ağustos 2016 Çarşamba

Anime: Anohana The Flower We Saw That Day

Uzun ismiyle Ano Hi Mita Hana no Namae o Bokutachi wa Mada Shiranai (o gün gördüğümüz çiçek). 2011 yapımı bu anime toplam 11 bölümden oluşuyor. Bölümlerin her biri 22 dakika. 

6 tane çocukluk arkadaşının hikayesi. Jintan, Menma, Yukiatsu, Anaru, Poppo, Tsurumi daha küçük birer çocukken çok samimi arkadaşlar. Hatta kendilerini Super Peace Busters adıyla tanımlıyorlar, hep bir araya geldikleri bir kulübeleri bile var. Derken aralarından biri bir kaza sonucu ölüyor, çocukların geri kalanı bu olaydan sonra dağılıp birbirlerinden uzaklaşıyorlar. 

Lise çağına geldiklerinde Jintan bir gün ölen Menma'nın halüsinasyonunu görüyor. Bu tek bir seferle kalmıyor üstelik, daha sonra Jintan sürekli olarak Menma'yı görebiliyor, hatta geceleri aynı evde kalıyorlar. Jintan, Menma'nın dünyevi bir şeye takılmış olabileceğini, bu nedenle cennete gidemediğini düşünerek bunun ne olduğunu çözmeye çalışıyor. 

29 Ağustos 2016 Pazartesi

Kitaptan Diziye: Childhood's End

The Overlords, The Deceivers ve The Children adında toplam 3 bölünden oluşan 2015 yılında yayınlanmış ABD yapımı bir mini dizi.

Aynı ismi taşıyan Arthur C. Clarke romanından uyarlanmış. Ben Cep Kitapları'ndan Son Nesil adıyla yayınlanan Kayhan Şentin çevirisini okudum. Ayrıca İthaki Yayınları Çocukluğun Sonu adıyla Ekin Odabaş çevirisini yayınlamış. Ben okuduğum çeviriden memnun kaldım.

Öncelikle bilim kurgunun ustalarından biri olan Arthur C. Clarke'ın geçmişinden kısaca bahsetmekte yarar var. Yazar, 2. Dünya Savaşı'nda Kraliyet Hava Kuvvetleri'ne radar teknisyeni olarak katılmış, King's College London'da fizik ve matematik derecesi yapmış, uzay seyahati hakkında bilimsel makaleler yazmış, sualtı canlıları hakkında araştırmalar yapmış bir bilim adamı, ayrıca fütürist bir bilim kurgu yazarı. Açıkçası kurguları hemen tüketilebilir, anlaşılabilir değil. Kafa patlatmalısınız. Ama şu çok net ki elinden geldiği kadar sadeleştirerek yazıyor.

Childhood's End, yazarın 3. kitabı. 1953 yılında yayınlanıyor. Bir gün dünyadaki bazı şehirlerin üzerine aynı görüntüye sahip uzay gemileri gelip park ediyor. Önceleri çok korkup panikleyen insanlar, daha sonra bu gemilerle gelen Karellen adındaki bir Tanrısalın Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Rick Stormgern aracılığıyla insanlıkla iletişime geçmesi sonucu durumu biraz kabulleniyorlar. Karellen dünyadaki kaos ve savaş haline bir son vereceklerini, dünyayı yaşanır bir yer kılacaklarını söylüyor. Uzun bir süre zarfında, karşılıklı güven kuruluyor ve Karellen'in vaatleri gerçekleşiyor.

27 Ağustos 2016 Cumartesi

Dizi: The Lost Room

The Lost Room, 2006 yılında Sci Fi Channel'da yayınlanmış ABD yapımı bir dizi. Toplam 3 bölümü var: The Key and The Clock, The Comb and The Box ve The Eye and The Prime Object.

Ben diziyi 6 bölüme ayrılmış şekilde izledim. Bölümlerin her biri ortalama 40 dakika sürdü. Örneğin ilk bölüm, The Key (Anahtar) ve The Clock (Saat) olarak ikiye ayrılmıştı. Her bir nesneyi bir bölümde yayınlamışlardı. Açıkçası 6 bölümlük versiyonu bana çok daha çekici geldi. En azından 3 tane çok güzel şey yerine 6 tane çok güzel şey izleyip zevki uzatıyormuşsunuz gibi bir illüzyona kapılıyorsunuz.

Nesneler dedik, konusundan biraz bahsedelim. Dizide meşhur Route 66'in üzerinde yer alan bir motelin, bildiğimiz zaman ve uzayda artık yer almayan, başka bir deyişle bizim algımıza göre kaybolan 10 numaralı odasıyla ilgili birtakım gizemler var. Kaybolduğu dönemde odanın içindeki nesneler dünyaya saçılıyor; her birinin alışık olmadığımız birtakım özellikleri var.

23 Ağustos 2016 Salı

Kitap: M Train

Patti Smith üslubunu sanırım çoğumuz ilk olarak Çoluk Çocuk romanı sayesinde tanıdık. Mükemmel bir üslup, akıcı, oturmuş.

Anılarını ölümsüz kılmaya çalışarak onlardan bir bütün oluşturup bu bütüne tutunmaya çalışan bir kadın Patti Smith. Sürekli yanında bulundurduğu defter kalem, fotoğraf makinesi, tek tük eşyası, Cairo adında bir kedisi, sık sık çıktığı seyahatler, siyah beresi. Sahip olduğu hemen hemen her nesnenin bir hikayesi var. Anlamı ve hikayesi olan şeylerden bir yaşam kurmuş. Hayalinde kurduğu senaryoların peşinden gidebilecek kadar özgür ruhlu. Örneğin, Jean Genet'ye, zamanında Genet'nin isteyip de gidemediği bir ada hapishanesine gitmeye cesaret ederek oradan taşlar topluyor ve bunları Genet'nin mezarına bırakıyor.

Çoluk Çocuk, Patti'nin dostu Robert Mapplethorpe'u merkeze koyarken, M Treni romanında tamamen kendine odaklanmış. Ölen kocası Fred Sonic Smith'in anma günü yaklaşırken yaşadığı seyahatleri, rastladığı kurgu hikayeleri, hayranlık duyduğu kişileri, gezdiği yerleri, kafasında yarattığı ve gerçek yaşamın mucizelerini görme kabiliyeti sayesinde bir araya getirdiği senaryoları anlatıyor. Oğlan büyümüş, kızın boyu Patti'den uzun, babaları ölmüş. Yalnız bir kadın olarak, kaybettiklerinin hüznünü bastırmak için sahip olduklarına daha sıkı sarılan 66 yaşındaki bir kadının güncesi diyebiliriz.

20 Ağustos 2016 Cumartesi

Kitaptan Diziye: A Country Doctor's Notebook

Mikhail Bulgakov
Kiev Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olan Rus yazar Mikhail Bulgakov'un 1920'lerde kendi ilk doktorluk deneyimlerinden yola çıkarak yazdığı ve tıbbi ortamlarda yayınlanan birkaç hikayesi, daha sonra derlenerek kitaplaştırılır. 

İlk kez 1975 yılında Michael Glenny tarafından İngilizceye çevrilen A Country Doctor's Notebook, Türkiye'de iki farklı isimle yayınlanmıştır. İlk olarak Haluk Erdemol çevirisiyle Bir Köy Doktorundan Öyküler adı altında Notos'tan, daha sonra Ergin Altay çevirisiyle Genç Bir Köy Hekimi adı altında Can Yayınları'ndan çıkacaktır.

Ben doğrudan İngilizcesini okudum, dolayısıyla çeviriler hakkında yorum yapamayacağım. Ama günün birinde iki çeviriye de göz gezdirmek isterdim. Üslubun nasıl yansıtıldığını merak ediyorum. Bence çok açık değil ama inceden inceye komik bir üslup vardı, bunun nasıl yansıtıldığını görmek isterim. 

Şunu söylemek gerekiyor ki, ben dahil birçok kişi bu şaheseri Daniel Radcliffe'in popülerliği sayesinde sonradan keşfetti. 2012-2013 yıllarında A Young Doctor's Notebook adıyla 2 serilik bir mini dizi olarak yayınlandı. Söz konusu doktoru, yani genç Vladimir Bomgard karakterini Daniel Radcliffe, olgun doktoru ise Jon Hamm canlandırıyordu.