6 Ekim 2017 Cuma

Kitaptan Filme: Metropolis

Fritz Lang yönetmenliğinde çekilen 1927 yapımı Metropolis, Alman Dışavurumculuk akımının en iddialı yapımlarından biri olmanın yanı sıra, birçok modern bilim kurgu filmine ilham veren, dünyada çekilen ilk büyük bütçeli ve iddialı bilim kurgu filmi olma özelliğini taşır. Örneğin Makine Adam, Star Wars'taki C-3PO'ya; uçan mekikler, yüksek binalar Blade Runner başta olmak üzere birçok bilim kurgu filmine ilham olur. 

Savaş döneminden geçen Almanya, iddialı filmler çekerek Hollywood'un tekeline aldığı sinema sektöründe sesini duyurma çabasındayken, korku türünün atası niteliğinde, kendine özgü karanlık dışavurumcu bir dil geliştirir. Genellikle çarpık perspektiflerin, korkutucu makyajların, amatörce yapılmış dekorların kullanıldığı bu türe ait filmler daha çok düşük bütçeyle yapılmış bir görünüme sahiptir. Metropolis de Almanya'nın iddialı filmler yapma sürecinden doğduğu için ve karamsar, distopik bir atmosfere sahip olduğu için Alman Dışavurumcu sinema türüne dahil edilir ama türün diğer filmleriyle karşılaştırıldığında çok daha farklı özellikleri vardır, çağının ötesindedir. Metropolis 5.1 milyonluk dev bir bütçeyle çekilir. UFA bunun altından kalkabilmek için Paramount'la iş birliği yapar ve uluslar arası gösterime sunmak üzere çekimlere başlarlar. 

2 Ekim 2017 Pazartesi

Kitaptan Filme: La Piel Que Habito / Mygale

Thierry Jonquet'nin Mygale (Tarantula) romanı ilk olarak 1984'te Fransa'da yayınlanır. Yaşar Avunç'un Türkçe çevirisiyle Kırmızı Kedi'den 2012 yılında "Tarantula İçinde Yaşadığım Deri" adıyla çıkar. Kitap kapağında Antonio Banderas, Elena Anaya'nın yüzünü görürüz. Ne yazık ki böyle kapaklar, altında Kırmızı Kedi etiketi olsa bile kitabı otomatik olarak bayağılaştırıyor, markette ne alırsan 3 tl sepetinde satılan uyduruk aşk hikayelerinden biri izlenimi veriyor ilk bakışta.

2011 yılında La Piel Que Habito (İçinde Yaşadığım Deri) adıyla sinemaya uyarlanır. Senaryonun üzerinde neredeyse on yıl çalışan Almodóvar, başlarda kitabı aslına sadık biçimde uyarlama çabasındayken, nihayetinde ortaya daha serbest bir iş çıkar. Birçok metinler arası göndermeyle, hikayeyi derinleştirir. Bu yazıda hem Jonquet'nin kariyerine ve kitaptaki anlatım tekniğine, hem filmdeki Louise Bourgeois atıflarına değineceğiz. Ayrıca kitap ve film arasındaki farkları da yazının sonunda inceleyeceğiz.

Yazıda karışıklık olmaması için; kitaptaki karakterlerin filmdeki isimleri şöyledir: Richard Lafargue (Robert), Eve (Vera Cruz), Vincent (Vicente).

21 Eylül 2017 Perşembe

Kitaptan Çizgi Romana: L'Ecume des Jours

Boris Vian'ın 1946 yılında yayınlanan sürrealist dramatik aşk romanı L'Ecume des jours (Günlerin Köpüğü) hatırlayacağınız gibi 2013 yılında Michael Gondry yönetmenliğinde sinemaya uyarlanmıştı. Audrey Tautou etmeni sayesinde, romanın bugüne kadar en çok konuşulan uyarlamasıydı bu film. Beklenti çok büyük olduğu için ne yazık ki fazla tatmin etmemişti. Özellikle Chloé ve aşçı Nicolas karakterleri kitap okurunu memnun edememişti. Romanın yakın zamanda çıkan popüler bir çizgi roman uyarlaması da var. Kitabın hissini görsele dökme konusunda filmden bin kat daha başarılı bir çizgi roman üstelik. Jean David Morvan ve Frédérique Voulyzé'nin uyarlamasıyla ve Marion Mousse'un çizimleriyle 2012 yılında yayınlanan bu uyarlama Türk okuruna da E Yayınları tarafından 2014 yılında, ne yazık ki aynı sene vefat eden Elif Ertan çevirisiyle sunuldu. Zaten E Yayınlarından çıkan romanın çevirisi de kendisine aitti. 

19 Eylül 2017 Salı

Kitaptan Filme: From Morn to Midnight

Georg Kaiser'ın 1912 yılında yazdığı, 7 perdeden oluşan From Morning to Midnight oyunundan uyarlanan, Alman Dışavurumculuğunun en ikonik örneklerinden biridir. 1920 yapımı filmi, aynı zamanda tiyatro oyununu da yöneten, aslında bir tiyatro yönetmeni olan Karl-Heinz Martin yönetir. The Cabinet of Dr. Caligari'den sonra, çarpık perspektifleri ve derme çatma dışavurumcu dekoruyla türün en çok dikkat çeken yapımlarından biridir. Tiyatro sahnelerine benzeyen, tamamen el yapımı setler ve ışık ve konturlarla vurgulanmış rahatsızlık hissi uyandıracak kadar abartılı kostüm ve makyajlar söz konusudur. 

Oyunun özeti
Kredi çekmek isteyen, kürkler içindeki İtalyan bir kadın, Kasiyerin çalıştığı bankaya girer. Kadının bir dolandırıcı olduğunu düşünen banka müdürü, tavsiye mektubu olmadığını bahane ederek kredi vermeyi reddeder. Kadın telegram çekerek bankasından tavsiye mektubu istemiştir, kaldığı otelin adresini bırakarak mektup geldiğinde kendisine bildirmelerini ister. Bu krediyi, bir şarap satıcısından oldukça değerli bir tabloyu düşük fiyata bağlamış olan koleksiyoner oğlu için çekmek isteyen kadın, işleri hızlandırmak için bankaya geri döner ve kasiyerle tekrar konuşur.

16 Eylül 2017 Cumartesi

16. Filmekimi'nde Kitaplardan Uyarlanan Filmler!


Filmekimi'ne sayılı günler kala, romandan uyarlanan ve edebi göndermeler içeren filmleri derledik. Edebiyata meraklı sinemaseverler film seçimlerini yapmadan önce bu yazıyı mutlaka okumalılar.

15 Eylül 2017 Cuma

Kitap: Gökdelen - Tahsin Yücel


Tahsin Yücel'in Kumru ile Kumru'dan bir sene sonra, 2006 yılında yayınlanan yedinci romanıdır. Hikaye, kitabın protagonisti olan Can Tezcan isimli başarılı avukatın gördüğü bir rüyayla başlar. Rüyasında tarihi bir türlü bilemez. Aklına o kadar takılmıştır ki, uyanır uyanmaz karısı Gül Tezcan'a tarihi sorar.

Bulmacayı andıran bu giriş, kitabın gelecek zamanda, 2073 yılında geçtiğinin müjdesini vermek için formüle edilmiştir. Bundan sonra okuru merak uyandıran bir gelecek tasvirinin heyecanı sarar. Zaman zaman tatmin eden, zaman zaman da hayal kırıklığına uğratan distopik bir anlatım söz konusudur.
- Mekikle mi gideceksin, arabayla mı?
- Arabayla. Neden, bilmem, şu son günlerde mekik biraz ürkütüyor beni.

7 Eylül 2017 Perşembe

Kitaptan Filme: Sunrise A Song of Two Humans / Reise nach Tilsit

1857-1928 yılları arasında yaşayan Alman yazar Hermann Sudermann'ın adını daha önce duymuş muydunuz? Hafizanızı biraz zorlarsanız, Sunrise: A Song of Two Humans filminden hatırlayacaksınız. Dönemin en popüler filmlerinden biri olan, sinema tarihinin en iyi filmleri listelerinde kendisine yer edinen, Alman Dışavurumcu sinemanın özelliklerine sahip bu sessiz filmin dışında da, Sudermann'ın uyarlama dünyası açısından önemli bir figür olduğunu biliyor muydunuz? 1910'lu yıllardan bu yana, çeşitli ülkelerden yönetmenler Sudermann'ın eserlerini sinemaya, kısa filmlere, TV filmlerine, dizilere ve TV gösterilerine uyarlıyorlar. Başlıca işlere göz atmak isteyenler için, IMDB'den 7.0 üzeri puan alan uyarlamaları şöyle sıralayalım: Reise nach Tilsit (1969), Armchair Theatre, Sunrise (1927), Hochzeit auf Bärenhof, Flesh and the Devil, Wonder of Woman, Jons und Erdme, The Trip to Tilsit (1939).

2 Eylül 2017 Cumartesi

Kitaptan Filme: The Dark Tower

Stephen King’in 1982-2012 yılları arasında yazdığı 8 kitaptan oluşan seridir. Serideki kitaplar sırasıyla şöyledir : The Gunslinger (1982), The Drawing of the Three (1987), The Waste Lands (1991), Wizard and Glass (1997), The Little Sisters of Eluria (1998), Wolves of the Calla (2003), Song of Susannah (2004), The Dark Tower (2004), The Wind Through the Keyhole (2012). Türkiye’de Altın Kitaplardan Gönül Suveren, Canan Kim ve Nejat Ebcioğlu çevirileriyle yayınlanır.

Edebi Göndermeler
The Dark Tower serisi, İngiliz yazar Robert Browning’in 1855’te yazdığı ve Men and Women kitabında yayınlanan « Childe Rolande to the Dark Town Came » şiirinden ilham alınarak yazılır. Şiirde geçen Cuthbert ismi kitapta da vardır örneğin. Bu şiir de ilhamını William Shakespeare’in King Lear oyununda geçen şu dizeden alır: « Child Rowland to the Dark Town Came ». Shakespeare bu dizeyi yazarken ilhamını « Child Rowland » masalından almıştır. Stephen King, tüm bu edebi referanslar arasında en çok Browning’in şiirini baz aldığını söylemesine rağmen, örneğin, Maerlyn karakteri ve Kral, masaldan esinlenilerek oluşturulur. Hepsinin ortak özelliği Roland/Rowland adında bir karakterin, hedefine ulaşmak için The Dark Tower’a ulaşma çabasıdır. Yolda atlattığı maceralar, geçirdiği mental değişimler anlatılır.


28 Ağustos 2017 Pazartesi

Kitaptan Filme: Julieta / Runaway

1931 doğumlu Kanadalı öykücü Alice Munro'nun 2004 yılında yayınlanan Runaway öykü kitabında yer alan üç öykü (Chance, Soon, Silence), 2016 yılında Pedro Almodóvar'ın çok ses getiren Julieta filmine uyarlanır. Film yıllardır görmediği kızının arkadaşıyla karşılaşıp kızı hakkında haber alan ve dağılan Julieta ile başlar. Daha sonra flashback'le Julieta'nın kızıyla ilgili gizem yavaş yavaş ortadan kalkar. Hikaye entrikalardan çok, karakterlerin psikolojileri etrafında döner, derinliklidir.

Film, Munro'nun Kanada'da geçen hikayesini İspanya'ya taşıdığı için karakterlerin ismi değişir: Juliet-Julieta, Antia-Penelope, Eric-Joan, Christina-Ava, Heather-Beatriz, Gary-Lorenzo, Ailo-Marian.

Almodóvar, Julieta'nın hayatındaki üç evreyi -Antia'dan önce, Antia ile birlikte, Antia'dan sonra- üç farklı oyuncuyla anlatarak Munro'nun 3 farklı öykü formülüne atıfta bulunur. Kadın öykülerini gizemli bir şekilde işleyerek izleyiciyi ters köşeye yatırmayı seven Almodóvar ile yine kadın öykülerini dingin, çarpıcı ve derinlikli bir şekilde işleyen Munro iş birliği eşsizdir. Julieta'yı Munro doğurup büyütür, Almodóvar ona küçük dokunuşlarda bulunup geliştirir. Julieta'yı anlamak için hem kitabı okumak hem de filmi izlemek kuşkusuz alacağınız hazzı iki katına çıkaracaktır.


19 Temmuz 2017 Çarşamba

Kitaptan Filme: Mrs. Dalloway

Feminizm, Bloomsbury, melankoli, intihar, bilinç akışı... Evet Virginia Woolf'tan bahsediyoruz. Bu yazıda, bilinç akışı tekniğiyle yazdığı Mrs. Dalloway romanına ve romanın aynı isimli 1997 yapımı sinema uyarlamasına yakından bakacağız.

Bilinç akışıyla başlayalım. Öncelikle Mrs. Dalloway'in hiç de kolay okunur bir kitap olmadığını söylemek gerekiyor. Hiçbir bölümlendirme yapılmadan (bölüm başlıkları, alt bölüm numaraları) karakterler arasında aniden geçiş yapan bakış açısı okunurluğu zorlaştırır. İlk paragrafta olaylara Clarissa'nın gözünden bakarken, ikinci paragrafta bir anda Peter Walsh'in zihnine girersiniz ve bir başkasının gözünden baktığınızı uzun süre ayırt edemezsiniz. Dolayısıyla ortaya karman çorman bir okuma çıkar. Bu nedenle Woolf'un romanlarını, fikir edinmek için önce baştan sona bir kez okursunuz, daha sonra asıl okumayı yapmak için dönüp birinci sayfadan başlarsınız. Mrs. Dalloway'de bu kafa karışıklığını yaşamanızın gayet normal olduğunu belirtelim.


6 Temmuz 2017 Perşembe

Kitaptan Filme: Nocturnal Animals / Tony and Susan

2016 yapımı Nocturnal Animals uyarlamasıyla Türk okurun dikkatini çeken Tony and Susan, ilk olarak 1993 yılında Amerika'da yayınlandı. Romancı, edebiyat eleştirmeni ve Cincinnati Üniversitesi'nde profesör olan Austin Wright (1922-2003) altyapısı sağlam, ancak tanınmamış bir yazar. Yaşadığı süre boyunca ne yazık ki büyük bir üne kavuşamadı ve Tony and Susan o öldükten sonra tanınırlık kazandı. Her ne kadar edebiyatçılar, sinemanın erken dönemlerinden bu yana uyarlamaları kendi eserlerinden küçük görüp önyargıyla yaklaşsalar da, sinemanın bir esere tanınırlık açısından getirisini görmezden gelmek doğru olmaz. Evet, bazı edebiyatçıların tanınmak için sinemanın desteğine ihtiyacı yok, ama Austin Wright gibi donanımlı, ancak çok fazla tanıtımı yapılmamış yazarlar bakımından sinema büyük bir reklam aracı.

Kitap, daha önce de denenmiş ancak son derece zor olan bir misyon üstlenerek hikaye içinde hikaye anlatır. Yazar, bir psikolojik romanın içine, bir aksiyon hikayesi yerleştirerek ortaya hem derinlikli, hem de sürükleyici bir iş çıkarmıştır.


5 Nisan 2017 Çarşamba

Kitaptan Filme: Lion / A Long Way Home

Başrollerinde Dev Patel, Nicole Kidman ve Rooney Mara‘nın oynadığı, 2016 yapımı Garth Davis filmi. Saroo Brierley‘nin gerçek öyküsünü yazdığı biyografik kitabı A Long Way Home‘dan (2013) uyarlandı.

Özet
Hindistan’ın Khandwa bölgesinde Hindi bir annenin ve Müslüman bir babanın oğlu olarak dünyaya gelen Saroo, babası başka bir kadınla evlenip ailesini terk ettikten sonra 5 yaşına kadar annesi ve 3 kardeşi ile birlikte sefil bir yaşam sürüyor. Küçük ve bakımsız evde yaşamaya çalışan ailede anne taş taşıyor, en büyük ve ortanca oğul günlerce evden uzaklaşıp tren istasyonlarında yemek ve para bulmaya çalışıyor, Saroo genellikle küçük kız kardeşine bakmak için evde duruyor veya evlerinin civarına çıkıp yiyecek ve para arıyor.

3 Nisan 2017 Pazartesi

Kitaptan Filme: Rear Window / It Had to Be Murder


Rear Window (Arka Pencere) 1954 yapımı, başrollerinde James Stewart ve Grace Kelly‘ nin yer aldığı bir Alfred Hitchcock filmi. Cornell Woolrich‘in It Had to be Murder (1942) isimli öyküsünden sinemaya uyarlandı. Woolrich, bu öyküyü yazarken H. G. Wells‘in 1894 tarihli Through a Window öyküsünden ilham aldı. Her üç kurgu detaylar bakımından birbirinden farklı olsa da çıkış noktaları aynı: bir fiziksel engel nedeniyle eve hapsolmuş bir adamın vakit geçirmek için camdan dışarı bakıp diğer insanları röntgenlemesi ve bu sırada tesadüfen bir cinayete tanık olması.

22 Mart 2017 Çarşamba

Kitaptan Filme: One Flew Over the Cuckoo's Nest

Milos Forman yönetmenliğinde, 1975 yılında çekilen, başrollerinde Jack Nicholson, Louise Fletcher ve Will Sampson‘ın oynadığı 2 saat 15 dakikalık bir drama filmi. Ken Kesey‘nin 1962 yılında yayınlanan aynı isimli kitabından uyarlandı.

Ken Kesey (1935-2001), 1950’lerin Beat Kuşağına ve 1960’ların hippi kültürüne yakın, ama ismi o ortamdaki yazarlarla birlikte anılmayan Amerikalı bir yazar. 1999 yılında yapılan bir röportajda, kendisi için şöyle söylüyor: “Beatnik olmak için çok genç, hippi olmak için ise çok yaşlıydım.” Üniversite yıllarından sonra California’ya taşınıyor ve orada Beat Kuşağı‘ndan tanıdığımız Neal Cassady (Into The Wild‘da Dean Moriarty karakterine ilham veren kişi) gibi figürlerin katıldığı partiler düzenliyor. Bu ortamda LSD ve ilaç kullanımına ilgi duymaya başlıyor. Gizli bir askeri programa gönüllü olarak katılıyor. Burada gönüllü hastalar gözetim altında LSD alıyorlar. Gece vardiyasında çalışan Kesey, hastalarla sık sık iletişim kurarak onların davranışları hakkında notlar alıyor. Sağlıklı, ancak topluma bir şekilde uyum sağlayamamış bireylerin katıldığı bu program, One Flew Over The Cuckoo’s Nest‘e ilham veriyor. Kitapta, hastalar “İyileşebilirler (Acutes)” ve “İyileşemezler (Chronics)” olarak ikiye ayrılıyor. İyileşebilirler, sağlıklı olup topluma ayak uyduramamış bireylerden oluşuyor. Yazarın bu programdaki görevi sona erdikten sonra, kendisi de LSD kullanıyor. Hap kullanımının, insanı özgürlüğe kavuşturan bir deneyim olduğunu savunuyor. 1962 yılında One Flew Over The Cuckoo’s Nest‘i yazdıktan sonra üne kavuşan yazarın diğer ilgi çekici işlerinden bir tanesi de, 1974 – 1980 yılları arasında William S. Burroughs gibi isimlerin de katılımıyla çıkardığı Spit in the Ocean adındaki 7 sayılık küçük bir dergi.

20 Mart 2017 Pazartesi

Film: Tokyo Story

Yasujirô Ozu‘nun senaryosunu yazıp yönettiği 1953 yapımı Tokyo Story (orijinal adıyla Tôkyô monogatari), günlük hayatın akışından gelen dramı son derece yalın bir şekilde yansıtan ve bu özelliğiyle Batı izleyicisinin dikkatini çekmeyi başaran 2 saat 15 dakikalık bir film. 

Özetle, tüm çocuklarını okutup evlendirmiş yaşlı bir çift, bir gün yıllardır görmedikleri çocuklarını ziyaret etmek için uzun bir tren yolculuğu yaparak yaşadıkları küçük kasabadan Tokyo’ya giderler. Bu tatlı çift çocuklarının kendilerini görünce çok sevineceğini, uzun uzun sohbet edeceklerini, gezdirileceklerini, Tokyo’yu göreceklerini içten içe umarken ne yazık ki bunlardan hiçbirini bulamazlar. Mahalle doktoru olan en büyük oğulları, sürekli işlerini bahane ederek onlara vakit ayırmaz ve güleryüz göstermek konusunda da oldukça cimridir. Kuaför olan kurnaz ve bencil büyük kız da cömertliğini ve ilgisini esirgeyecektir. En küçük oğul başka bir şehirdedir, yoğundur ve zaten Tokyo’ya bile gelmemiştir. Kendileriyle birlikte yaşayan en küçük kızları ve savaşta ölen ortanca oğullarının karısı haricinde, onlara sempati gösteren kimse kalmamıştır.

16 Mart 2017 Perşembe

Dizi: Bron / Broen

İsveç-Danimarka ortak yapımı bir polisiye dizi. İlk sezonu 2011 yılında yayınlandı. Bugüne kadar toplam 3 sezon çıktı, sezonların çıkış yılı sırasıyla: 2011, 2013 ve 2015. 4. sezonun 2018 yılında yayınlanması bekleniyor. Sezonlar yaklaşık 1 saatlik 10 bölümden oluşuyor.

Çok dikkat çeken bu başarılı dizi daha sonra Amerika ve Fransa tarafından uyarlandı. The Bridge adıyla 2013-2014 yıllarında 26 bölüm olarak yayınlanan Hollywood versiyonunda Diane Kruger var. Le Tunnel adıyla yayınlanan Fransız versiyonu 2013 yılında başladı. Şu ana kadar 24 bölüm yayınlanan dizi hala devam ediyor.

13 Mart 2017 Pazartesi

Kitaptan Filme: Moonlight (2016)

5
Hikayesi Tarell Alvin McCraney tarafından yazılan, Barry Jenkins yönetmenliğinde çekilen 2016 yapımı film. Siyahi bir karakter olan Chiron’ın çocukluğundan yetişkinliğe geçişini, geçirdiği değişimi ve kendini tanıma sürecini konu alır. 

12 Mart 2017 Pazar

En İyi 7 Uyarlama Film

Kitaptan Filme olarak 1 sene boyunca incelediğimiz uyarlamalar arasından en iyi 7 tanesini seçtik. İyi okumalar.

5 Mart 2017 Pazar

Kitaptan Filme: Hidden Figures

1
Hidden Figures: The Story of the African-American Women Who Helped Win the Space Race, Margot Lee Shetterly’nin 2016 yılında yayınlanan biyografik kitabı. NASA’da çalışan bir grup siyahi kadının hikayesini konu alıyor.

19 Şubat 2017 Pazar

Film: Hacksaw Ridge (2016)

2
Hacksaw Ridge (Savaş Vadisi)Mel Gibson'ın yönettiği 2016 yapımı biyografik savaş filmi. Gerçek bir tarihi figür olan Desmond Doss'un hikayesini anlatıyor. Olaylar Okinawa Savaşı'nın yaşandığı 1945 yılında geçiyor.

16 Şubat 2017 Perşembe

Film: La La Land (2016)

La La Land, 2016 yapımı bir müzikal romantik komedi-drama filmi. Damien Chazelle yönetmenliğinde çekilen filmin başrollerinde Ryan Gosling ve Emma Stone oynar. Film Los Angeles’ta geçer, ismi buradan gelir. Oyuncu olmayı hayal edip sürekli olarak seçmelere katılan, hukuk eğitimini hayalleri için yarım bırakmış bir oyuncunun (Mia) ve caz tutkusuyla popüler kültüre karşı durmaya çalışan, bu nedenle bir türlü para kazanamayan bir piyanistin (Sebastian) yolu tesadüfen 2 kere kesişir.

15 Şubat 2017 Çarşamba

Kitaptan Filme: Fences (2016)


Oyunlarında Afrika-Amerikalıları, onların değişen hayatlarını, adaptasyon sürecini, ilişkilerini işleyen 1945 doğumlu August Wilson, The Pittsurgh Cycle diye adlandırılan, toplam 10 eserlik bir oyun dizisi yazar. Oyunlardan her biri, 20. yüzyılın bir on yılını ele alır. Örneğin, Pulitzer ve Tony Award ödüllerinin sahibi Fences (1985), 1950’li yılları ele almaktadır.

10 Şubat 2017 Cuma

Kitaptan Filme: Arrival


Ted Chiang’ın Story of Your Life hikayesinden uyarlanan, 2016 yapımı Arrival filmi bu sene En İyi Film kategorisi başta olmak üzere, 8 dalda Oscar’a aday oldu. Denis Villeneuve’ün yönettiği filmin senaryosu Eric Heisserer tarafından uyarlanmış. Başrollerde Amy Adams ve Jeremy Renner var. 2013 yılında Gravity ile başlayan bir akım var, her yıl ses getiren uzay temalı bir film seyrediyoruz. Geçtiğimiz sene, yine bir uyarlama olan son derece başarılı The Martian filmini izlemiştik. Bu senenin filmi de Arrival. Geçen sene izleyicinin dikkati botaniğe çevrildi; bu sene dilbilime, zira uzaylılarla dilbilimcilerin çalışmaları ve analizleri sayesinde iletişim kuruluyor.

6 Şubat 2017 Pazartesi

Kitap: Story of Your Life (Ted Chiang)


Story of Your Life, 1967 doğumlu Çin asıllı Amerikalı bilim kurgu yazarı Ted Chiang tarafından yazılır ve 1998 yılında yayınlanır.
Son yıllarda okuduğum en tatmin edici, en başarılı bilim kurgu öyküsü. Henüz okumadıysanız mutlaka tavsiye ederim. Bu yazıda sadece kitaptan bahsedeceğiz. Kitabın film uyarlaması olan Arrival‘ı başka bir yazıda inceleyeceğiz. Bu yazının da sitedeki tüm yazılar gibi baştan sona Spoiler içereceği uyarısını yapalım ve kitap yorumlarına geçelim.

4 Şubat 2017 Cumartesi

Kitaptan Diziye: A Series of Unfortunate Events - (#4) The Miserable Mill


Serinin dördüncü kitabı Bitik Orman (The Miserable Mill), olayların gelişim şemasının bir parça değiştiği, seriden sıkılanların düşünüldüğü, sıkılmadan okuyacağınız bir kitap olmuş. Aynı zamanda ilk sezon bu kitapla sona eriyor. Final bölümleri olduğu için dizi anlatımı da epey tatmin edici. Bölümlerin IMDB’den sırasıyla 8.8 ve 9.0  puan aldığını söyleyelim. Serinin en yüksek puanları bu iki bölüme gelmiş.

29 Ocak 2017 Pazar

Kitaptan Diziye: A Series of Unfortunate Events - (#3) The Wide Window


Serinin üçüncü kitabı Uçuruma Bakan Pencere, orijinal adıyla The Wide WindowUncle Monty‘nin talihsiz ölümünden sonra yine sahipsiz ve yuvasız kalan Baudelaire yetimlerinin bu seferki durakları, bir uçurumun tepesinde tek başına yaşayan Aunt Josephine‘in evi.
Aunt Josephine, biricik eşini, en iyi arkadaşını, dostunu küçüklüklerinden beri etrafında oynayıp yüzdükleri gölde kaybediyor. O günden sonra da uçurumun tepesindeki, yıkıldı yıkılacak gibi duran evine kapanıyor. Fobileriyle baş başa sıkıcı bir hayat sürüyor.

25 Ocak 2017 Çarşamba

89. Oscar Ödülleri - En İyi Uyarlama Senaryo Adayları Açıklandı

89. Oscar ödülleri için adaylar açıklandı. Bu sene en iyi uyarlama senaryo için yarışacak filmler şöyle:

23 Ocak 2017 Pazartesi

Kitaptan Diziye: A Series of Unfortunate Events - (#2) The Reptile Room


Talihsiz Serüvenler Dizisi’nin ikinci kitabı olan Sürüngen Odası’nda (The Reptile Room), Baudelaire yetimleri koruyucuları Mr. Poe tarafından bu kez başka bir akrabaları olan Montgomery Montgomery’nin yanına yerleştirilirler. Çocuklar başta Count Olaf fobileri nedeniyle bu yeni akraba fikrinden hoşlanmasalar da, zamanla Uncle Monty onlarda çok iyi izlenimler bırakır. Çocukları onlar için yaptığı pastayla karşılar. Onlara güleryüz ve samimiyet gösterir. Count Olaf’ın aksine her birine ayrı odalar verir. Çocukların kütüphanesinden faydalanmasını memnuniyetle karşılar. Birlikte sinemaya, seyahatlere gitme planları yaparlar.

15 Ocak 2017 Pazar

Kitaptan Diziye: A Series of Unfortunate Events - (#1) The Bad Beginning


Talihsiz Serüvenler Dizisi, 1999-2006 yılları arasında 13 kitap olarak HarperCollins‘ten yayınlanan, çok güzel kapak tasarımlarına sahip gotik ve karanlık bir çocuk kitabı serisi. Yazarı Lemony Snicket takma adıyla Daniel Handler.
Kitap 2004 yılında, ilk üç kitabı kapsayacak şekilde sinemaya uyarlandı. Count Olaf rolünde Jim Carrey oynuyordu. Şahane bir makyaj, karakter. Kitabı okurken gözünüzde canlandırdığınızdan bile daha karanlık.