Cedric Diggory etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cedric Diggory etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Haziran 2016 Salı

Kitaptan Filme: Harry Potter and the Goblet of Fire Kısım II

KİTAPTAKİ YENİLİKLER

Filme eklenen karakterleri, dikkat çekici yeni öğeleri inceleyerek biraz daha detaya girelim.

Düşünseli: Kitaptaki en sevdiğim obje. Harry, konuşmak için gittiği Dumbledore'un odasında yalnız kalınca bunu bulup kurcalıyor. İçinde Dumbledore'un anıları ve düşünceleri var. Kafasına fazla gelen düşünceleri akıtıp sakladığı bir tür arşiv. Mükemmel bir fikir bence. Unutmadan, saklamadan Düşünseli'ne anılarınızı akıtın, lazım olduğunda arkanıza yaslanıp izleyin.

Rita Skeeter: Gelecek postasının yalancı ve sevimsiz röportörü. Harry ile yaptığı röportajdan sonra hiç söylemediği şeyleri söylemiş gibi gösterecek, Harry'ye olan antipatiyi artıracaktır. Hermione, Krum ve Harry arasına çalkantılı bir aşk üçgeni olduğu dedikodusunu yayar. Malfoy'un da desteğini almaktadır.

Cho Chang: Harry'nin ilk kitaptan beri fark ettiği ve hoşlandığı kız. Bu kitapta nihayet onu dansa davet eder. Red yanıtını aldığında hayal kırıklığına uğrar.

Olympe Maxime: Hagrid gibi bir yarı-dev. Fransa'daki Beauxbotons Akademisi'nin müdiresi. Hagrid'le önce çıkarı için daha sonra gerçekten yakınlaşır. Tüm öğrencileri kızdır.

Igor Karkaroff: Viktor Krum'un okul müdürü. Aynı zamanda bir eski Ölüm Yiyen. Günahlarını itiraf edip Azkaban'a gittikten sonra serbest bırakılıyor. Sert bir karakter.

Barty Crouch: Baba Barty Crouch eski Sihir Bakanı. Karkaroff'un ve kendi oğlunun da aralarında bulunduğu Ölüm Yiyenleri mahkum eden kişi. Çok düşmanı var. Kitabın sonunda kendi oğlu tarafından öldürülüyor. Oğul Barty Crouch ise bu filmin kilit karakteri. Oynayan kim? İşte burası çok çok keyifli: David Tennant. Yani gelmiş geçmiş en iyi Doctor Who. Kendisine yalnızca iki sahnede yer verilse de zevkle izleyeceğinize bahse girerim.

Victor Krum: Bulgaristan Quidditch takımının medar-ı iftiharı. Dünyanın en iyi ve en popüler Arayıcısı. Ron kendisine başlarda hayran olsa da, daha sonra Hermione balo için kendisi yerine Krum'a evet dediği için düşmanı gibi davranıyor.

Fleur Delacour: Beauxbotons Akademisi'nin Üç-Büyücüler Turnuvasındaki temsilcisi. Kendisi bir veela, yanına yanaşan insanları etkisi altına alıyor ve kendisine hayran bırakıyor. Bu etki alanına kapılan ve ona yaklaşınca sersemleyen kişi elbette Ron.

Cedric Diggory: Hogwarts'ın Harry haricindeki diğer Üç-Büyücüler Turnuvası temsilcisi. Alacakaranlık serisinden hatırladığımız Edward Cullen oynuyor. Ne yazık ki karakterin ömrü çok uzun sürmüyor.

Alastor Moody: Hogwarts'ın yeni Karanlık Sanatlara Karşı Savunma hocası. Kitabın başından neredeyse sonuna kadar Harry'nin yanında babacan bir tavır sergiliyor. Dersin bir önceki hocası Lupin gibi bir dost karakter olduğuna iyice ikna olduğunuz anda hakkındaki gerçekler ortaya çıkıyor.

Ölüm Yiyenler: Lord Voldemort'un savunucularına verilen ad.

Karanlık İşaret: Dünya Quidditch şampiyonasından sonra beliren işaret. Kötü şeylerin geleceğine, Voldemort'un güçlendiğine işaret. Aynı zamanda tüm Ölüm Yiyenlerin kolunda bu işaret var.

Ludovic Bagman: Spor Bakanı. Bahis oynamayı seven bir adam. Üç-Büyücü Turnuvası boyunca Harry'ye yardım etme çabası, sonuna kadar şüphe çekici bir karakter olduğuna inanmamızı sağlıyor. Kendisi zamanında Crouch tarafından Ölüm Yiyenlere bakanlık bilgilerini sızdırmakla suçlansa da aslında bunu bilerek yapmadığı, masum olduğu anlaşılıyor. Tek suçu düzenbaz bir kumarcı olması. Fred ve George'la girdiği iddiayı kaybetmesi üzerine ödediği paranın kaybolan para olmasından da anlaşılıyor.

Ev cini Winky: Dobby'nin arkadaşı. Crouch'ların ev cini. Quidditch'te işini iyi yapamadığı için kovuluyor. Daha sonra Hogwarts'ta mutfakta işe başlıyor.

Bertha Jorkins: Spor Bakanlığı'nda çalışan bir büyücü. Crouch'un oğlunu evinde sakladığını öğrendiği için hafıza büyüsüne kurban gidiyor. Daha sonra Voldemort onu bulup hafızasındakileri öğrendikten sonra artık ona ihtiyacı kalmadığı için Bertha'yı öldürüyor.

Kitaptan Filme: Harry Potter and the Goblet of Fire

KİTAP VE FİLM HAKKINDA

Serinin dördüncü kitabı Harry Potter ve Ateş Kadehi, Amerika'da Bloomsbury, İngiltere'de ise Scholastic yayınevi tarafından, bu kez her iki ülkede de aynı tarihte, 8 Temmuz 2000'de yayınlanmıştır. Kitaptan beş sene sonra, 2005 yılında yönetmen Mike Newell tarafından sinemaya uyarlanacaktır. Serinin üçüncü yönetmenidir.

Hikaye her zamanki gibi Dursley'lerde başlar. Yaz tatilinde Dursley'lerde kalan Harry vaftiz babasının azılı bir katil olduğunu her seferinde teyzesine ve eniştesine hatırlatarak ondan bir parça korkmalarını sağlamıştır. Bu yaz öğretmeninden gelen şikayet üzerine Dudley diyete sokulmuş, yemek yiyemediği için aileye hayatı zindan etmektedir. Görüp de canı çekmesin diye evdeki herkes normal yemekler yerine diyet yemekleri yer. Harry de odasında aç bırakılır. Weasley'lerin ve diğer dostlarının ona gizlice gönderdikleri yemeklerle idare eder.

Uçuç tozuyla Dursley'lere gelip Harry'yi alan Weasley'lerle birlikte Dünya Quidditch kupasını izlemeye giderler. Dünyanın diğer şehirlerindeki büyücülerin ne yaptığını bugüne kadar hiç merak etmeyen Harry, Dünya Quidditch kupasında diğer okullardan gelen insanları gördüğünde şaşkınlığa düşmüştür. Burada maçın ardından karanlık işaret kendini gösterecek, ölüm yiyenler ortaya çıkacaktır. Tesadüf o ki, Harry henüz kitabın başında Voldemort'un canlandığı bir rüya görmüş ve yarası çok acımıştır.

Tüm bu kötü işaretlerle birlikte Hogwarts'taki dördüncü senelerine başlayan Harry ve arkadaşları, bir yandan Voldemort'la ilgili karanlık rüyalardan korkmakta, diğer yandan da Hogwarts'ta düzenlenen Üç-Büyücü Turnuvası'na Harry'yi hazırlamaktadır.

Serinin dördüncü kitabının hikayesi özetle böyle, bu kitap hakkında genel bir yorum yapmak gerekirse, bugüne kadarki en karmaşık kurguya sahip. Bir o kadar da fazla sayıda yan karakter var. Yurt dışından gelen okulların öğrencileri, öğretmenleri, bakanlık görevlileri, eski mahkemeler, ölüm yiyenler... Bugüne kadar çocuk kitabı tadında ilerleyen hikaye, bu bölümle birlikte daha komplike bir kurguya dönüşüyor. Zaten sayfa sayısı da daha fazla.

Sayfa sayısı artsa da filmin süresi aşağı yukarı aynı kaldığından, kitabın sinemaya uyarlanması sırasında bazı detayların atlanması artık kaçınılmaz olmuş. Bir önceki bölüm olan Harry Potter ve Azkaban Tutsağı, hatırladığınız gibi Alfonso Cuaron'un elinden çıkmıştı, fazlasıyla serbest bir uyarlamaydı. Onu sevemeyen ben, bu filmi atladığı ayrıntılara rağmen sevdim. Çünkü kitaba genel çerçevede sadık kalınarak bazı karakterler ve detaylar atlanmış. Bu durum beni çok rahatsız etmedi.

Filmin genelinde, kitabın geneline göre daha gotik ve karanlık bir ortam yaratılmış bence. Kötü olmamış, eleştirmiyorum. Voldemort'un ete kemiğe büründüğü bölüme de bu yakışırdı. Yalnızca arada fark olduğunu kesin olarak hissediyorsunuz. Aslında her ne kadar konu karmaşıklaştırılsa da kitap hala bir çocuk kitabı tadında. Olayları 14 yaşındaki Harry'nin gözünden görüyoruz. Diyaloglar basit. Tasvirler daha basit. Filmde bu basit ve çocuksu üslup hissedilmiyor. Artık bir young-adult hikaye izlediğimizi iyiden iyiye hissediyoruz. Filmde ne Ron yeterince şapşal ve komik, ne de Fred ve George muziplik çabasında. Herkes ciddiyetle Üç-Büyücü Turnuvası'na odaklanmış durumda.